GAMEDEV PRO TIP — 14 Ağu 2026

Her oyun kendi içinde bir startup

Oyun kaç satarsa masrafını çıkarır diye sorduğumda çoğu kişi gık diye kalıyor. Bu düz bi matematik sorusu değil aslında, o projenin var olup olmaması gerektiği sorusu ve genelde cevabı rahatsız edici

Sorunun cevapsız kalmasının sebebi de şu, oyun bir proje sanılıyor. Halbuki her oyun kendi içinde bir startup. Kendi pazarı, kendi maliyeti, kendi break-even'ı ve kendi ölme ihtimali var. Bir önceki oyununuzun başarısı da bir sonrakine devrolmuyor, size sadece biraz kitle, biraz tecrübe bırakıyor ve belki biraz para

Daha önce yazmıştım, oyun yapmak bir girişimdir ama girişim kısmını ön plana koyarsanız başarısız bir girişimci olursunuz, o cümlenin arkasındayım. Startup gibi düşünmek pitch deck hazırlayıp sürekli yatırımcı ve publisher kovalamak ya da kuluçkaya girmek değil, her oyunun masrafını ve gelirini ayrı yazıp o oyunun kendi başına ayakta durup durmadığına bakmak. Bir oyunun parasıyla diğerinin açığını kapatmamak, kapatacaksanız da bunu bilerek yapmak. Maalesef bizde bu iş tam tersine anlaşıldı, hesap tutmak kimsenin ilgisini çekmiyor ama sunum yapmak bir sektör oldu, üstelik okullarda bu yüceltiliyor

Genelde business tarafı oyun bittikten sonra başlıyor sanılıyor. Ama ilk satır kod yazılmadan önce verdiğiniz kararların neredeyse hepsi business kararı. Hangi türde yapacağınız, scope'un ne olacağı, hangi fiyat bandına oynadığınız, hangi platforma çıkacağınız, kaç kişiyle ve kaç ay çalışacağınız. Bunların hepsi yaratıcı karar kılığında duruyor ama hepsinin karşılığı para ve zaman

Sonra öğrenirim demenin çalışmamasının sebebi de bu. Öğrendiğiniz gün o kararlar zaten çoktan verilmiş oluyor ve geri almanın tek yolu projeyi çöpe atmak. Bir yıl çalıştığınız oyunu yanlış kitleye hedeflediğinizi çıkışa iki hafta kala anlamak bilgi eksikliği değil, doğrudan zarar

Valve bile her oyuna ayrı bir iş gibi bakıyor. Steam gelirin %30'unu alıyor, bu oran 10M dolarda %25'e 50M dolarda %20'ye iniyor ama eşik oyun başına sayılıyor, katalog başına değil. Yani beş tane 3M dolar yapan oyunu olan yayıncı hiçbir zaman %25'e inmiyor, geçmiş başarınız bir sonraki oyununuzda size indirim getirmiyor. Sizin için pratik sonucu tek, o oran %30 ve öyle kalacak

Listelediğiniz fiyat ile cebinize giren para arasındaki kesintileri de bilmeniz lazım. Bölgesel fiyatlama ve indirimler yüzünden gerçekleşen ortalama fiyat genelde etiketin %60-70'i civarında kalıyor, yani 10 dolarlık oyunu ortalama 6-7 dolardan satıyorsunuz. Steam'in %30'u da bunun üstüne biniyor. Refund var, 2 saatin altında oynanmış ve 14 gün içinde alınmış her oyun iade edilebiliyor, yani ilk iki saatiniz tasarım meselesi olduğu kadar para meselesi. Bi de sayfayı açmak için ödediğiniz 100 dolar Steam Direct ücreti var, o da 1k dolar gelire ulaşınca mahsuplaşıyor. Hepsi üst üste binince 10 dolarlık etiketten cebinize giren para yarısının altına iniyor

Startup'ta siz çalışsanız da çalışmasanız da şirket ilerliyor. Ekip maaş alıyor, sunucu dönüyor, kira işliyor. Oyun ise siz masaya oturmadığınız sürece tek santim yol almıyor. İki ay durursanız proje iki ay duruyor, kimse yerinize devam etmiyor. Siz yokken de biriken tek bir şey var, o da mağaza sayfanız ve wishlist. Oyunun kendisi sizsiz durur ama sayfa sizsiz de çalışır. Sayfayı erken açmanın asıl sebebi de bu, çalışmadığınız günlerde işleyen tek şey o

Bunun iki sonucu var. Birincisi projenin takvimi sizin takviminiz, yani tahmin ettiğiniz süreyi hastalık, iş, tükenmişlik ve hayat üzerinden değil ideal şartlar üzerinden yazıyorsanız o takvim baştan yanlış. İkincisi de maliyetin ana kalemi para değil zaman, o yüzden hesabın içinde saatinizin bir karşılığı yoksa hesap yapmış sayılmıyorsunuz, çünkü almadığınız maaş bedava değil, sadece görünmüyor. Referans olarak en basitinden bir oyun şirketinde ayda ne kadar alırdınız diye hesaplayın ve onu 180'e bölün. Proje için saatlik ücretinizi bulursunuz

Bütün bu kalemleri bilince break-even hesabı da kendiliğinden çıkıyor. Fiyatınızı yazın, Steam'in payını düşün, bölgesel dağılımı ve refund'ı hesaba katın, çıkan net rakamı masrafınıza bölün. Elinizde kaç kopya satmanız gerektiği kalıyor. Bu tek sayı size türünüzün gerçekçi olup olmadığını, scope'unuzun tutup tutmadığını ve o feature'ı yapmaya değip değmeyeceğini aynı anda söylüyor

O kopya sayısını da havada bırakmayın, yanına şunu koyun. Zukowski'nin taradığı oyunlarda haftalık wishlist medyanı 23 çıkmıştı, medyan olduğunu da unutmayın, yani taranan oyunların yarısı bunun bile altında. Haftada 23 wishlist ile bir yıllık geliştirmenin sonunda elinizde 1.200 civarı wishlist oluyor. Çıkıştaki wishlist sayısı üzerinden lifetime ne kadar satacağınızı da kabaca project edebiliyorsunuz. Bu 1.200'ün yarısını bir yılda satabildiniz diyelim, 600 kopya. Oyun da 10 dolarsa gross 6.000 dolar oluyor. Gross'tan net'e geçerken de elinizde genelde bunun %52 ile %56'sı arasında kalıyor, kötümser ucundan %52 diyelim, o da 3.120 dolar. Bu rakam bir yıl geliştirme bir yıl satış, yani iki yılın karşılığı. 24'e bölersek ayda 130 dolar çıkıyor. Türkiye'de net asgari ücret bugün 590 dolar civarı, yani iki yılınızın karşılığı asgari ücretin dörtte birinden az. Daha vergiler, Bağ-Kur vs yok

Bu tabloyu değiştirecek olan şey pazarlama değil, en baştaki business kararlarınız

Benzetmenin en çok atlanan tarafı da risk. Startup'ların çoğu ölüyor ve bu bir kaza değil, işin tanımı. Oyunda da durum aynı, yaptığınız şey büyük ihtimalle tutmayacak. O yüzden sorulacak soru bu oyun tutar mı değil, tutmazsa ne oluyor. Cevabınız hiçbir şey kalmıyorsa o oyuna zaten başlamamanız lazım, çünkü ikinci hamleniz olmadığı zaman ilkinde her şeyi doğru yapmak zorunda kalıyorsunuz ve kimse ilkinde her şeyi doğru yapmıyor

Bütçenizi tek oyunun tutmasına göre değil kaç deneme yapabileceğinize göre kurun. Birikiminin tamamını ilk oyununa koyan aslında oyun yapmıyor, piyango bileti alıyor

Burada da klasik cevap geliyor, "ben para için yapmıyorum, sevdiğim için yapıyorum". Kendi cebinizden ödeyeceğiniz bir hobiyle, geçinmeyi planladığınız bir işi aynı takvimle ve aynı scope'la yürütemezsiniz. Kötü olan para kazanmamak değil, hangisini yaptığını bilmeden başlamak. Para için yapmıyorsanız o zaman gerçekten hobiniz olması lazım, herhangi bir beklentiniz olduğu anda masaya ekmek koyacak kadar para kazanmanız gerekiyor. Aç karna oyun yapılmıyor

Ben oyunlara salt business olarak bakabilmeyi mobile borçluyum. Orada her oyun ayrı bir bahisti ve çoğu daha soft launch'u bile göremeden ölüyordu. O eleme bana acımasız geliyordu ama şunu öğretti, karar zaten veriliyor. Siz veremezseniz sizin yerinize oyuncular veriyor

Peki ne yapacaksınız? Beş tane yazılı iş var, ilk üçü bir öğleden sonrada biter, son ikisi biraz araştırma ister

Birincisi, projeye başlamadan break-even kopya sayınızı yazın. Yukarıdaki hesabı kendi fiyatınız, kendi süreniz ve kendi saat ücretinizle bir kere yapın, tek yapmanız gereken bu

İkincisi, kendi türünüzden son iki yılda çıkmış 10 oyun seçin ve review sayılarına bakın. Review'ı satışa çeviren kaba yöntemler var ve hepsinin bandı çok geniş, o yüzden kesin sayı aramayın, sadece büyüklük mertebesine bakın. Türünüzün tavanı 3 haneli mi 5 haneli mi, cevap orada

Üçüncüsü, fiyatınızı scope'tan önce belirleyin. İnsanların çoğu oyunu yapıp sonra fiyat arıyor, halbuki doğru sıra fiyatı seçip ona ne kadar içerik sığdırabileceğinizi hesaplamak

Dördüncüsü, şirketi kuracağınız ülkeyi belirledikten sonra proje sürecinde çıkacak masrafları ve vergileri öğrenin. Bu Türkiye ise Bağ-Kur, muhasebe, sanal ofis vs gibi gider kalemlerini yazın. Teşvik varsa teşviklere bakın. Asla projection'ı teşviklere dayanarak yapmayın çünkü teşvikler bugün var yarın yok. Olduğu zaman güzel olur diye bakın

Beşincisi, bütün para işlerini çıkarttıktan sonra da opportunity cost hesaplayın. Dümdüz paranızı faize yatırsanız ne kadar gelir getirir diye bakın ve oyundan beklentiniz onun üstündeyse sadece o zaman yapın. Faiz risksiz, oyun değil, o yüzden faizi geçmek tek başına yetmiyor, aradaki farkın aldığınız riski de ödemesi lazım. Yoksa paranızı faize yatırıp oyun yaptığınız süreyi kendinize saklamanız daha mantıklı

O 130 dolar sizi şaşırttıysa problem rakamda değil, bugüne kadar o rakamı hiç hesaplamamış olmanızda

İlk olarak X'te paylaşıldı

Bunu paylaş

Görsel de hazır, metin de. İkisini de al götür.

X'te paylaş Bluesky'da paylaş
Kart (EN) Kart (TR) 1200×675 PNG. Gönderiye ekle.